Aksaglik Genel Sağlık Bilgilendirme Portalı

Ak SAğlık

`Şok diyetler` ve şoka giren metabolizma!

leave a comment »

`Şişmanların zayıflamak için harcadıkları para ile dünyada aç insan kalmaz!` Bu sözler, Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker`e ait. Ne dersiniz, Mehmet Mehdi Bey`in sözlerinde doğruluk payı yok mu?

Her zaman takdir etmişimdir boyu, kilosu, görüntüsü ile barışık olanları. Ben de bazı dönemlerde, birçok insan gibi bu hususlarda iç harp yaşadıysam da kilo konusunda biraz şanslı olduğumu düşünürdüm; çünkü küçüklüğümden beri hep zayıftım. Taa ki geçen yıla kadar! Ne zaman ki geçirdiğim bir hastalık sebebiyle 3 ay yatmak zorunda kaldım; evdeki zalim baskül beni 10 kilo fazla göstermeye başladı. Önceden istediğimi yiyip içip, diyet, kalori gibi kavramlara `Fransız muamelesi ` yaparken, kilolarımdan kurtulabilmek için başvurduğum yöntemler, onlarla pek samimi olmamı icap ettirdi! O zamana kadar zayıflamak isteyenlerin hâlinden hiç anlamadığımı fark ettim.

Evet, gerçekten zor bir durum insanın kendini standartlara göre kalın hissetmesi. Çok sevdiğin kıyafetlerin içine girememek, aynadaki suretinden memnun olmamak, ister istemez psikolojik bir rahatsızlığa sebep olabilirken, `bir an önce` yağları eritebilmek arzusu, yanıp tutuşturuyor benliği. İşte bu `fazla kilo telaşı` gözleri döndürüyor ve isteniyor ki rejim yapar yapmaz fazlalıklar su gibi buharlaşıp gitsin ve kilolar 5`er 10`ar verilsin. `Bugün`, `derhal`, `ansızın` hafifleyebilmek saplantısı ile `şok diyetlerin` cazibesine saplandıktan sonra metabolizma doğal olarak `şoka` giriyor…

Ne yazık ki `yemek` meselesi sadece şok diyetlerin yarattığı üzücü sonuçlarla değil daha birçok yönden zarar veriyor günümüz insanına. Amerika ve Avrupa`dan sonra ülkemizde de artan obezite şikâyeti nedeniyle geçtiğimiz aylarda, Sağlık Bakanlığı tarafından `Obezite ile Mücadele Ulusal Eylem Planı` hazırlandığı bildirildi. Bu proje kapsamında, halkın günlük yemek alışkanlığının değiştirilmesi, sofralarda daha fazla balık tüketilmesi, Doğu ve Güneydoğu`da yaşayanların, kebapların yanında sebze ve meyve tüketmesi istenecek. Tabii ki toplumumuzun geleceği ve sağlıklı nesillerin yetişebilmesi için tüm yapılanlar çok sevindirici ama bir de açlık ve yetersiz beslenme yüzünden ölenler olmasa…

Yapılan istatistiklere göre dünyada her 5 saniyede bir çocuk, açlık yüzünden meydana gelen hastalıklar nedeniyle dünyaya gözlerini kapatıyor ve 7 milyarlık dünya nüfusunun 800 milyonu kronik açlık çekiyor. Türkiye`de ise nüfusun 0,74`ünün gıda harcamalarından dolayı `açlık`, yüzde 17,8`inin ise `yoksulluk` sınırında olduğu belirtiliyor.

Bence bir insan hakkında istenebilecek en kötü şey, `kendi derdine düşmesini` temenni etmektir. Hayır, kendi derdine düşmek zannedildiği kadar önemsiz bir mesele değil! Kişinin sadece kendisiyle, kendi derdiyle baş başa kalarak karanlık ve dipsiz bir kuyuya girip, öteki hayatları mutlu etmenin verdiği hazdan ve aydınlıktan mahrum kalmasından daha kötüsü ne olabilir? Zaten bugün dünyada gıda yüzünden yaşanan çift kutupluluğun nedeni yine `kendi boğaz derdimize` düşerek ötekileri unutmamız değil mi?

`Şişmanların zayıflamak için harcadıkları para ile dünyada aç insan kalmaz!` Bu sözler, geçtiğimiz aylarda katıldığı bir toplantıda konuşma yapan Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker`e ait. Ne dersiniz, Mehmet Mehdi Bey`in sözlerinde doğruluk payı yok mu?

2008-10-12 Melda Bekcan

Konu ile ilgili olarak detaylı Bilgi için Lütfen Tıklayınız…    Op Dr Murat Üstün

Reklamlar

Written by aksaglikportali

Aralık 28, 2009 1:08 pm

Basında Diyet kategorisinde yayınlandı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: