Aksaglik Genel Sağlık Bilgilendirme Portalı

Ak SAğlık

Reflünün Ameliyatsız Tedavisinde EsophyX'in 2 Yıllık Başarısı Çalışmalarla Kanıtlandı

leave a comment »

422Yayınlanan Çalışmalar GERD (GastroÖzofageal Reflü Hastalığı)’nın Ameliyatsız Tedavisinin İki Yıllık Sonuçlarının Güvenilir ve Etkili Olduğunu Kanıtladı

Redwood City, CA (March 26, 2009) —NOS (Natural Orifice Surgery=Doğal Boşluklardan Girilerek Yapılan Cerrahi İşlemler) konusunda dünyanın lider firmalarından olan EndoGastric Solutions (EGS), bugün GERD tedavisinde TIF (Transoral Incisionless Fundoplication=Ağız Yolu İle Kesisiz Fundoplikasyon) prosedürünün güvenilirlik ve etkinliğini kanıtlayan iki yıllık bir çalışmayı duyurdu. The study, conducted at Centre Hospitalier Universitaire St. Pierre, Brussels, Belgium’da Profesör Guy-Bernard Cadiére tarafından gerçekleştirilen çalışma Surgical Endoscopy dergisinin 14 Mart 2009 tarihli sayısında yayınlandı.

Çalışmanın sonuçları TIF ile oluşturulan valvin stabil olduğunu ve hastaların belirtilerinde uzun süreli düzelme sağladığını gösterdi. İlk TIF1 (TIF prosedürünün ilk versiyonu) tedavisinden 2 yıl sonra hastalar heartburn (yanma) hissinin ortadan kalktığını, günlük ilaç (proton pompa inhibitörü) ihtiyaçları kalmadığını ve hayat kalitelerinin ilaç tedavisine göre belirgin olarak düzeldiğini belirttiler. Çalışmanın sonuçları özetle şöyle:

Hastaların % 93’ü heartburnun ortadan kalktığını bildirdi.

Hastaların % 71’i günlük PPI kullanımını tamamen bıraktı.

Hastaların % 64’ü PPI tedavisi ile kıyaslandığında GERD ile ilişkili yaşam kalitesi skorlarının (GERD HRQL) % 50’den fazla düzeldiğini bildirdi.

Hastaların % 79’u GERD hastalığından veya nüksünden tamamen kurtuldular.

Hastaların % 86’sı TIF’tan memnun olduklarını bildirdi.

2 yıl içinde TIF’e bağlı hiçbir yan etki bildirilmedi.

Resimde işlemden önce ve 12 ay sonra gastroözofageal bileşke görülmektedir.

423

Prof. Cadiere “Cerrahlar ve hastalar uzun zamandır laparoskopik Nissen ameliyatının komplikasyon oranları olmaksızın GERD için etkili ve düşük riskli bir tedavi metodunu beklemekteydi.” Dedi ve ekledi: “Henüz az sayıda küçük bir çalışma grubu ile sınırlı olmakla birlikte, bu çalışma TIF prosedürünün uzun vadede etkili ve güvenli olduğunu kanıtlamaktadır. Uzun vadeli komplikasyonlar yoktur ve sonuçlar yayınlanmayı bekleyen çok merkezli 86 hasta çalışmasının sonuçları ile uyumludur. Bu klinik etkilerin bir yıldan ikinci yıla devam etmesi, TIF’in sağladığı seroza-seroza dikişlerinin sağlam bir antireflü valv oluşturduğunu kanıtlamaktadır. Ek olarak, 2 yıl önce bu çalışmaya ilk başladığımız günlerden bugüne prosedür sürekli olarak geliştirilmiş ve iyileştirilmiştir. Şu anda ikinci kuşak EsophyX2 cihazı kullanarak üçüncü jenerasyon TIF2 prosedürü gerçekleştiriyoruz. Bu teknik çok daha sağlam bir valv oluşturup, daha fazla etkinlik sağlamaktadır.”

“EGS firması TIF’ın uzun vadeli güvenilirlik ve etkinliğini sağlayacak araştırma ve klinik çalışmalara devam etmektedir. Dünyanın pek çok ülkesinde herhangi bir uzun vadeli komplikasyon olmaksızın 2000’in üzerinde işlem gerçekleştirilmiştir. TIF, laparoskopik Nissen’in uzun vadeli komplikasyonları olmaksızın Toupet ve Belsey prosedürlerine benzer şekilde parsiyel fundoplikasyonun etkinliğini göstermektedir. (Thierry Thaure, Chief Executive Officer of EndoGastric Solutions).

GERD (Kronik Gastroözofageal Reflü Hastalığı)

Amerikalıların 21 milyonu GERD’den yakınmaktadır. Tipik belirtileri göğüs duvarı arkasında yanma (heartburn), kronik öksürük, regürjitasyon (yenilen gıdaların ağıza gelmesi), uyku bozuklukları, astım ve boğaz ağrısıdır. Bu belirtiler mide içerisindeki asit ve gıda içeriğinin bozulmuş tek yönlü valvi aşarak yemek borusuna kaçması veya soluk borusuna sıçraması ile oluşur. Tedavide temel olarak proton pompa inhibitörleri gibi asidi baskılayan ilaçlar kullanılır. Bunlar bazı hastalarda semptomatik düzelme sağlamakta ve şikayetleri maskelemekte etkili olmaktadır. Bununla birlikte, yeni çalışmalarda uzun süreli PPI kullanımının kemik erimelerine ve kalça kırıklarına yol açtığı belirlenmiştir. Ayrıca bu ilaçlar Plavix gibi başka ilaçlarla da ters etkileşimler gösterebilmektedir. Yine, geniş bir hasta grubunda reflünün devam etmesi ile, reflünün aside bağlı olmayan semptomları, uykuyu bölen gece reflüsü devam etmektedir. Hayat boyu ilaç kullanmanın sıkıntıları ve ilaçlar kesilir kesilmez belirtilerin yeniden ortaya çıkması GERD’in anatomik ve kalıcı düzeltimi arayışlarına yol açmıştır.

Antireflü cerrahinin PPI kullanımına göre, kronik GERD tedavisinde uzun vadede daha etkili olduğu gösterilmiş olmakla birlikte, hastalar açık veya laparoskopik cerrahinin riskleri ve yan etkileri nedeniyle ameliyat olma konusunda haklı olarak çekinmektedirler. Hem Nissen gibi laparoskopik antireflü cerrahisi metodları, hem de ameliyatsız yöntem olan TIF prosedürü, bozulmuş olan antireflü valvi onarmakta ve reflüye karşı fiziksel bir bariyer meydana getirmektedir. Etkili olmakla birlikte, laparoskopik Nissen prosedürü küçük de olsa karın duvarında 5 kesi yapılmasını gerektiren, batın içinde de oldukça ciddi doku disseksiyonu gerektiren invaziv (girişimsel) bir yöntemdir. Nissen prosedürü sadece uzunca bir iyileşme dönemi gerektirmekle kalmaz, ameliyat sonrası yutma güçlüğü ve gaz şişkinliği gibi ciddi riskler de taşır. Kesisiz TIF prosedürü, Nissen prosedürüne benzer bir antireflü bariyeri ağız yolu ile mideye indirilen bir cihaz vasıtasıyla, karın duvarında veya içinde hiçbir kesi ve disseksiyon yapılmadan sağlar. Tedavi sonuçları ise yakındır. TIF ameliyatsız bir metod olduğundan hastanın toparlanması çok hızlıdır, risk ve komplikasyonlar çok daha azdır ve hasta memnuniyeti genellikle daha yüksektir. Ek olarak, TIF vücutta kalıcı bir anatomik bozukluk oluşturmaz ve tekrarlanabilir bir yöntemdir. Kaldı ki, son aşamada gerekebilecek Nissen için de herhangi bir engel teşkil etmez

TIF Prosedürü ve EsophyX Cihazı Hakkında

TIF (Transoral Incisionless Fundoplication) GERD’in temel sebebi olan gastroözofageal bileşkedeki anatomik defekti düzelten cerrahi bir prosedürdür. Endoskop eşliğinde ağız yolu ile mideye girilen EsophyX cihazı sayesinde reflüye karşı bariyer oluşturmak üzere gastroözofageal bileşkenin restorasyonu sağlanır. Sonuç, GERD hastalığının etkili ve kalıcı olarak ortadan kaldırılmasıdır.

Reflünün ameliyatsız tedavisi artık ülkemizde de mümkündür. Tarafımızdan yürütülen uzun çalışmalar sonucunda, bu prosedür artık İstanbul’da bir merkezde, Bayındır grubunun İstanbul’daki iddialı sağlık yatırımı olan Bayek Levent Cerrahi ve Tıp Merkezi’nde, genel anestezi verilebilen endoskopi departmanımızda gerçekleştirilmektedir. Ayrıntılı bilgi ve tedavi talepleri için lütfen randevu alınız. (0-212-279 60 60 veya 0-552-413 11 43) Tüm sorularınız için bize mail gönderiniz.

UYARI: Bu yazı Op.Dr.Murat Üstün tarafından hazırlanmıştır. Ancak kaynak belirtilerek ve link verilmek kaydı ile alıntı yapılabilir.

Konu ile ilgili olarak detaylı Bilgi için Lütfen Tıklayınız…    Op Dr Murat Üstün

Written by aksaglikportali

Aralık 28, 2009 5:11 pm

Basında Obezite kategorisinde yayınlandı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: