Aksaglik Genel Sağlık Bilgilendirme Portalı

Ak SAğlık

Titremekle yağ erimez

leave a comment »

Titremekle yağ erimez	Yaz yaklaştıkça kilo telaşı arttı , kilo fazlalığından para kazanmak isteyenlerin iştahları kabardı!

Kimileri detoks suları, zayıflama-diyet bantları kimileri yağ eriten haplarla para kazanmaya çalışıyor. Bu eski oyunculara son yıllarda yenileri eklendi. Bedeninizi titreterek ya da yağlarınızı radyo dalgaları ile kırarak zayıflatacaklarını ileri süren teknolojik harikalar (!) bunların en yenileri. Gebe kadınlardan elde edilen “HCG Hormonu” iğneleri ile zayıflatmayı vadedenler, bu yıl pek ortada görünmüyor.

İDRARLA YAĞ HÜCRELERİ ATILMAZ

Üzerine çıktığınızda vücudunuzu ciddi bir titreme sarsıntısı içinde bırakan cihazların kilo kaybına yardımcı olmaları olanaksız görünüyor. Çok özel birkaç teknoloji dışında böyle bir aletin üzerine çıkıp 15-20 dakika titreyerek yağ hücrelerini boşaltmak ne yazık ki mümkün olmuyor! Yağ hücreleri, bırakın titremeyi, iki parmağınızın arasında sıksanız bile (!) yağını kolay kolay bırakmıyor.

“Bedavadan kilo kaybı” yani “yan gelip zayıflama” pazarına girmeye çalışan yeni bir yöntem daha var: Buna radyo dalgaları ile yağ kırmak deniyor. Radyo dalgalarının yağ eritici gibi kullanılmasını son derece komik buluyorum. Anlatılana göre bu dalgalar yağ hücrelerini dokudan koparıp idrarla atıyormuş! Bu tam bir palavradır. Radyo dalgaları ile incelmek veya kilo vermek mümkün değildir. Cilde yapıştırılan bantların da herhangi bir faydası yoktur. Bu bantların içinde bulunan bitkisel özleri bırakın cilt yoluyla vücuda sokmayı imkan olsa da damardan serum içinde verseniz bile yağ kaybına yardımları söz konusu değildir.

AKUSTİK ŞOK İLE SELÜLİT TEDAVİSİ MÜMKÜN MÜ

Bölgesel zayıflama konusunda, arkasında ciddi sayılabilecek bilimsel çalışmalar olan yeni bir teknoloji son günlerde çok sık konuşulmaya başladı. Dergilerde, gazetelerde haber konusu oldu. Yoğun ses dalgaları ile oluşturulan akustik şok terapi denilen bu yöntemin etkinliği Almanya ve Avusturya ’da birçok klinik tarafından kabul edilebilir görüldü. Önemli bir medikal teknoloji üreticisi bir firmanın ünlü olan bu yeni yönteminin özellikle selülit tedavisinde ciddi yararları olabileceği belirtiliyor. Bazı araştırmalar bilhassa bölgesel selülit ile mücadelede bu yöntemden faydalanabileceğini gösteriyor. Amaç yağ eritmek değil de selülit ile mücadele etmek ise bu teknoloji denenebilir.

EFEDRA ÇOKTAN YASAKLANDI

Sırası gelmişken, evlere pazarlanan toz veya sıvı içeceklerle zayıflamanın da çok tehlikeli zararlarının olabileceğini hatırlatalım. Özellikle “herbal efedra” ihtiva etmesi nedeniyle kullanılmaları son derece tehlikeli bulunan ürünlerin ülkemizde de kapıdan kapıya pazarlama yoluyla satıldığını hatırlatalım. Agresif bir şekilde sadece para kazanmak amacıyla paket şeklinde satılan, hatta bazen pazarlanan bu ürünlerden kesinlikle uzak durun.

Anlayacağınız kilo kaybının, akıllı bir beslenme ve aktivite planı yapmak dışında etkili bir yolu yok! Eğer kilo sorununuza çözüm arıyorsanız, pasif jimnastik, evden eve pazarlanan zayıflama hapları-tozları yosun tabletleri veya titreme cihazları, diyet bantları gibi faydasız hatta zararlı olabilecek çözümlere inanmayıp biraz “boğazınızdan kesmeniz” ve biraz da “hareketlenmeniz” gerekiyor. Ufukta şimdilik başka bir çözüm yolu ne yazık ki görünmüyor.

Uyku problemlerinizi önemsemelisiniz

Gün boyu yaptığınız her şeyi bir düşünün. Zamanınızın üçte birini harcadığınız önemli aktivitenin hangisi olduğunu tahmin etmeye çalışın. Muhtemelen aklınıza gelen ilk şeyler çalışmak, ailenizle vakit geçirmek ya da boş zamanlarınızda yaptığınız aktiviteler olacaktır. Fakat bunların dışında bir başkası var ki zamanınızın üçte birinde onu yapmak zorundasınız: Uyumak!

Her bireyin ihtiyaç duyduğu uyku süresi birbirinden farklıdır. Pek çok kişi dinlenmiş olarak uyanmak ve gün içinde iyi bir performans sürdürebilmek için yedi-sekiz saat uykuya ihtiyaç duyar. Eğer süreklilik gösteren bir uyuma güçlüğünüz varsa bu durumu tıbbi deyimle “insomni” olarak tanımlıyoruz. Uykusuzluk, gün boyu devam eden yeterince dikkatli ve uyanık olmama ve kendini dinlenmiş hissedememe durumuna yol açar.

Egzersiz rahat uyumanızı sağlar

n Gündüzleri uyumaktan kaçının.

n Özellikle de yatmadan önce kahve, çay ve kola gibi kafeinli içeceklerden ve kafeinli ağrı kesicilerden uzak durun, alkol ve sigara kullanmayın.

n Çok aç yatmaktan ya da yatmadan önce aşırı yemek yemekten kaçının.

n Geceleri uykunuz gelmeden yatmayın.

n Yatmadan önce yapılan gevşeme egzersizleri ve ılık bir duş almak gerginliğinizi azaltıp uykuya dalmanızı kolaylaştıracaktır.

n Gün içinde düzenli egzersiz yapmak geceleri daha rahat uyumanızı sağlar.

n Yatmadan önce aşırı zihinsel ya da bedensel aktivitelerde bulunmaktan kaçının.

n Yatak odanızı gün içinde havalandırın.

n Yatak odanız mümkün olduğunca sessiz ve karanlık olmalı, aşırı sıcak ya da aşırı soğuk olmamalıdır.

n Her sabah belli bir saatte uyanmayı alışkanlık haline getirin .

n Tüm bu önlemlere rağmen uyku probleminiz düzelmiyorsa ya da altta yatan fiziksel bir hastalığınız olduğundan şüpheleniyorsanız doktorunuza başvurunuz.

Yumurtalık kanserinde erken teşhis şart

Genellikle menopoz sonrası kadınlarda görülen yumurtalık kanserinde en önemli sorun, geç teşhistir. Aslında erken evrede yakalandığında kolaylıkla tedavi edilebilecekken, menopoz sonrası kadınların kontrole gitmemelerinden dolayı tedavi zorlaşmaktadır. Düzenli kontrollerini yaptıran kadınlarda yumurtalık kistleri ultrasonda kolayca yakalanabilirler. Bu kistler takip edildiklerinde, özellikle doopler ultrason ve CA 125 isimli kan testinin de yardımıyla tanı konulabilmektedir. Kanserin birinci bazen de ikinci evresinde tedavi sonrası 5 yıllık yaşam süresi yüzde 90 iken, üçüncü ve uzak metastaz olan dördüncü evresinde bu süre yüzde 20’ye inmektedir. Karın şişliği ve mide-barsak şikayeti başladığında genellikle üçüncü evre olduğundan, belirti başlamasını beklemeden düzenli doktor kontrollerinin ihmal edilmemesi önemlidir. CA 125 testi kanserin erken dönemlerinde ve bazı türlerinde yetersiz kaldığından, son zamanlarda önce 4, sonra 6’lı marker testleri geliştirilmiş olup, çalışmalar devam etmektedir.

Güneşten gelen vitamin her derde deva

D vitamini sadece kalsiyumum emilmesini kolaylaştırıp dişinize ve kemiklerinize iyi gelmiyor. Bu vitaminin şeker hastalığına yakalanmayı azalttığı kolon meme gibi bazı kanserlere karşı direnci artırdığı, dişeti hastalıklarından, Multipl Skleroz (MSM ) hastalığından koruduğu hatta hipertansiyona direnci artırdığını gösteren yeni ve güvenilir çalışmalar var. Fırsat buldukça koruyucu kullanmayı ihmal etmeden güneşlenmekte yarar var.

Uykunuz kısa süreli soluk durmalarıyla bölünüyorsa

1. Sırt üstü yatmak yerine yan yatarak uyumayı tercih ediniz. Bu, uyku sırasında hava yolunuzun açık olmasını sağlayacaktır.

2. Alkol, sigara, uyku hapları, çeşitli bitkisel ilaçlar gibi uykuya dalmanızı kolaylaştıran maddelerden uzak durunuz. Bunlar uyku sırasında hava yolunuzun açık kalmasını zorlaştırır ve soluk durmalarının daha uzun süreli olmasına yol açarlar .

3. Fazla kilolarınızdan kurtulunuz. Kaybedeceğiniz birkaç kilo bile belirtilerin hafiflemesini sağlayacaktır.

Kaçamak yapmanıza izin var

Kaçamak yapmanıza izin var ama çok sık tekrarlamamak şartıyla. Kaçamaklar herkesi ama özellikle belirli besinlerden kısıtlanan kalp hastaları, şeker hastaları, tansiyon hastaları ya da diyet yapanların çok imrendiği küçük yiyecek abartılarıdır. Çok sevmenize, özlemenize, yokluğuna dayanmakta güçlük çekmenize rağmen beslenme planınızın izin vermediği her yiyecek sizin için kaçamak sayılır. Ölçüyü kaçırmadıkça kaçamaklardan korkmayın ama sadece bunu bazen yapabileceğinizi ve ölçüyü kaçırmamak zorunda olduğunuzu unutmayın. Özellikle kilo verme uğraşı içindeyseniz kaçamak yaptığınızda bunun bedelini biraz daha fazla egzersiz yaparak ödemeyi unutmayın. Kaçamakları yalnızca arada bir yapabilirsiniz.

Daha çok C vitamini için

n Kivi

n Dolmalık biber

n Portakal ve portakal suyu

n Çilek

n Yeşillik

Daha fazla

folik asit için

n Taze fasulye

n Ispanak

n Portakal suyu

n Kuşkonmaz

n Pancar

En iyi selenyum kaynakları

n Buğday unu

n Hindi göğsü

n Ceviz

n Ayçiçeği ve kabak çekirdeği

n Balık

Her yeni diyetle vücut

biraz daha zorlanıyor

35 yaşındayım ve bu beşinci kilo verme girişimim. Genellikle verdiğim kiloyu yaklaşık 6 ay sonra geri alırım. Her yeni diyet programında biraz daha zorlandığımı hissediyorum. Daha farklı ne yapabilirim?

Her yeni diyet girişiminde vücudunuzun biraz daha zorlandığı kesindir. Ve verdiğiniz kiloların önemli bir kısmını aldıktan sonra yeni bir başlangıçla yeni bir diyete acaba değer mi? sorusu aklınıza geliyorsa beslenme eğitimi içeren bir program sizi ikna edecektir. Standart listelerden ibaret bir programda her hafta aynı mönüyü uygulamak zorunda kalmak zihninizi ve bedeninizi kısır döngüye sokacaktır. Size özel olarak düzenlenen listede öğünlerin içeriğini sorgulamak ve öğrenmek başarılı bir kilo korumanın temel taşlarıdır.

Elinizdeki listeyi en ince ayrıntısına kadar dikkatle incelediğinizde uygulamanın da daha kolay ve başarılı olacağını unutmayın. Neyi neden yaptığınızı bilmek bilinçsizce uygulamaları ortadan kaldıracak ve elinizdeki beslenme planı bir yaşam tarzı haline işte bu şekilde gelecektir. Unutmayın! Aktif yaşam önerilerinin de günlük yaşantınıza adapte edebilecek tarzda, size uygun şekilde düzenlenmesine dikkat edin. Sürekli egzersiz yapmanın faydalarından ziyade neler yaparsanız daha faydalı olacağı konusunda ikna edici yaklaşımları daha kolay uygulayabilirsiniz. Yeni bir diyet için değer diyebileceğiniz bir beslenme programı uzman kişiler tarafından yönetilmeli ve siz de bu yönetimin başrol oyuncusu olmalısınız.

Hayatımızdaki “eksi “ler

tartıdaki “artılar”dır

Diyet ve spor ile zayıflıyorum. Fakat bazen 2-3 hafta üst üste tartıda aynı kiloda çıkınca sinirleniyorum . Neden kilo vermem bazen duruyor?

Kilo verme hızınızı etkileyen bazı önemli durumlar vardır. Bunları pozitif ve negatifler olarak ayırarak size aktarayım. Bakalım negatifler mi ağırlıkta, yoksa pozitif tarafınız daha mı yoğun?

Eksiler (-)

n Çok sayıda diyet yaptım.

n Aç kalarak zayıfladığım dönemler oldu.

n Haftada birden fazla kaçamak yapıyorum.

n Diyet listemde yazanlardan daha az yemeye çalışıyorum.

n Uyku düzenim çok değişiyor bazen daha az bazen daha çok uyuyorum.

n Yeteri kadar su içmiyorum.

n Diyette yazanlar yetmiyor, acıkınca atıştırıyorum.

n Antidepresan kullanıyorum.

n Gün boyu çok hareketsizim.

n Dönem dönem spora ara veriyorum.

n Bana hekimim tarafından verilen ilaçları düzenli almıyorum.

n Besin desteklerini düzenli almıyorum.

n Hep mutsuzum, zayıflayacağıma inanmıyorum.

n Az da olsa alkol almaya devam ediyorum.

Artılar (+)

n İlk defa diyet yapıyorum/ birkaç kez diyet yapmıştım (kısa süreli).

n Öğün saatlerine çok dikkat ediyorum, araları asla atlamıyorum.

n Uykularım düzenlidir.

n Sporumu aksatmıyorum.

n Haftada birden fazla kaçamak yapmıyorum (en fazla).

n İlaç veya besin desteklerini düzenli alıyorum.

n Stres seviyem bu aralar çok yüksek değil.

n Diyetimle ilgili değişimleri öğreniyorum.

İşte burada ters orantı karşınızda. Bu hayatınızda eksiler ne kadar çok yer alıyorsa tartınızda artılar o kadar çok karşınıza çıkabilir anlamına geliyor.

2008-04-17 Hürriyet

Konu ile ilgili olarak detaylı Bilgi için Lütfen Tıklayınız…    Op Dr Murat Üstün

Reklamlar

Written by aksaglikportali

Aralık 24, 2009 3:33 pm

Basında Obezite kategorisinde yayınlandı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: