Aksaglik Genel Sağlık Bilgilendirme Portalı

Ak SAğlık

Kilo veremiyorsan fazla çabalama

leave a comment »

178Dr. Ahmet Erkek, fazla kilolarını vermek için diyet ve akupunktura başvurdu, ancak sonuç alamadı. Verdiği kiloları da fazlasıyla alan Erkek, kesin çözümü mide balonu taktırarak buldu ve 28 kilo verdi.

Karşınızdaki kişi size 105 kilo olduğunu söylediğinde, “Evet ama, siz zayıf kategorisine girmiyorsunuz ki” diyebilirsiniz. Çünkü 133 kiloluk halini görmemişsinizdir. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Servisi’nden 1.90 cm. boyundaki Dr. Ahmet Erkek (29), kilo vermeye çalışıp başaramayanlara sesleniyor: “Kilo veremeyeceğinizi düşünüyorsanız boşuna çabalamayın. Çünkü vücut kilo vermeye çalışırken kalbe yükleniyor. Çok aşırı kilonuz varsa cerrahi yöntemlere başvurun.”

Kilo sizin için ne zamandır sorun?

Çocukluktan beri bu benim için bir sorun. İlkgençlik döneminde profesyonel basketbol oynadım. Başka sporlar da yaptım. Efor sarf ettiğim için kilo o kadar sorun olmuyordu. Tıp fakültesini kazandıktan sonra sporu kademeli olarak azaltmak zorunda kaldım. Böylece kilo almaya başladım.

Ne tür rahatsızlıklar yaşıyordunuz?

Vücuttaki kilo artınca solunum sıkıntısı olur, belli hayati fonksiyonları yerine getirmede zorlanırsınız, spor yapmadığınız için eklem yerlerinde, vücudun sağında-solunda şiddetli ağrılar olur. Şöyle bir deyim vardır tıpta; her bir kilo yük, eklemlere 12 kg. yük bindirir. Yani 30 kilo fazlası olan bir insan, 360 kiloyu fazladan eklemlerinde taşır.

Maksimum kaç kiloyu gördünüz?

Ben 130’ları gördüm.

Kilo almanızı neye bağlıyorsunuz? Tamamen hormonal dengesizlik. İnsanın doyduğunu hissettiren, mideden, beyinden salgılanan hormonlar var. Hormonlarda dengesizlik olunca kilo alıyorsunuz. Çünkü doyduğunuzu anlamıyorsunuz.

Yeme biçiminiz nasıldı? En büyük handikapım çiğnemeden yemekti. Her şeyi yerdim ve çok yerdim. Aynı öğün içinde makarna, ardından sigara böreği, tatlı yediğim çok olmuştur. Her gün bin kalori fazla aldığınızda bir yılda bu size 35 kilo olarak geri döner. Kilo vermede de, almamama da en önemli anahtar az ve sık yemektir.

Şişmanlık sosyal hayatı nasıl etkiliyor? Eğer kendine güvenin az ise çok büyük bir handikap. Depresyona girebilirsin, halk içine çıkamayabilirsin. Benim kilolu olduğu için memesi var diye denize girmeyen arkadaşlarım var. Kilolu insanlar kendilerini toplum dışına itilmiş hissederler ve toplum dışına itildiklerinde bir nefret, kin gütme olur. Bazen bunun geri dönüşü olmaz. Örneğin televizyon izlerken, “Neden ben de George Clooney gibi değilim” diye düşünebiliyor.

Kendinde hata aramıyor yani? Kendinde hata arayabilirsin, ama onda niye o hata yok. Ben genetik bir şifreyle doğuyorum, benim genime çok yemek yemek yazılmış olabilir. Kimse çok yemek yiyip şişman olmak ister mi? Ama insanlar diyet yapmalarına, balon ve kelepçe taktırmalarına rağmen kilo alıyor. İnsan, adım atma özelliğine göre dizayn edilmiş. Oysa ben gün içinde bunu yapamıyorum. Açığı kapatmam için akşam gidip spor yapmam lazım. İki kedi arasında yapılmış bir çalışma var. Şişman bir ev kedisi ve zayıf sokak kedisinin sırtına adım sayar koymuşlar. Çalışma sonucunda 10 kat fark olduğu görülmüş. Sokak kedisi kendi yiyeceğini bulabilmek için gün boyu hareket ediyor. Oysa ev kedisinin yemeği önüne konuyor, bu yüzden şişman.

Kilonuz arttığında bunu fark etmediniz mi? 2004’te TUS (Tıpta Uzmanlık Sınavı) döneminde 15 kg. fazla almıştım. Vücutta yağ artınca halet-i ruhiye değişiyor. Açlığa karşı dayanıksızlık oluyor. Kan şekeri düştüğü için vücut onu çok çabuk yerine koymak istiyor. Pazartesi rejime başlayıp salı, çarşamba şekerim düştüğü için avuç avuç kesmeşeker yediğimi hatırlıyorum. Kilo vermek için çok çabaladım. 110’lu kilolarda diyetle, akupukturla 20 kilo verdim. Ama yüzde 20-30 fazlasını tekrar aldım.

Balon taktırmaya nasıl karar verdiniz? Ameliyat yaptığım için kilo sorun oluyordu. Bazen 9-10 saat ameliyatta ayakta kalıyorum. Bu da sırt ve ayaklarımda ağrıya neden oluyordu. Ağrı kesici alıp ameliyata girdiğim zamanlar olmuştur. Vücudumdaki fazladan 30 kiloyu bir şekilde eritmeliyim diye düşündüm ve tıptan yardım almaya karar verdim. Mide balonunun uygun olduğunu düşündüm. Doktor olduğum için Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden Mustafa Taşkın Hoca’nın balon taktırma ameliyatına girdim. Zor bir şey olmadığını, zarar vermediğini gördüm. Ağızdan midenize basit bir işlemle sönük balon takılıyor ve suyla şişiriliyor. Benim midemdeki balon eski tip. Şimdi bir de endogaslı balonlar var, diğer adıyla portlu balon. Bu balonlar, laparoskopik işlemle midenin üst duvarına sabitleniyor. Derinizin altında bir port oluyor ve dışardan ona istetiğiniz oranda hava veriyor ve şişirebiliyorsunuz.

Benim taktırdığım balonunun yerinden oynama, gidip midenin çıkışını tıkama, ilk dönemde şiddetli bulantı ve kusma gibi yan etkileri olabilir. Ben şiddetli bulantı ve kusma yaşadım. Hastanede yatıp buna alışma dönemini yaşadım. Buna alışamayıp kusarken soluk borusuna besin kaçması sonucu yaşamı sonlanan biri bile var. Şişmanlık ile ilgili her cerrahi işlemde risk var. Balonda da, kelepçede de… Balon tedavileri kısa süreli zayıflamaya yönelik. Balonun ömrü normalde altı ay ama benimkisi yedi ay oldu. Altıncı aydan sonra patlama riski var. Bugünlerde çıkarttıracağım.

Ne kadar kilo verdiniz? 28 kilo verdim. İki aydır sabit 105 kilodayım.Vücut adapte oldu ve iki aydır kilo vermem durdu.

Balon çıkarsa kilo alma riskiniz var mı? Evet var. Aşırı yersem aynı akupunkturda olduğu gibi alabilirim. Bu, beyinde bitirilmesi gereken bir şey.

Neden kelepçe değil de balon? 180 kilo olsaydım kelepçe taktırırdım. Çünkü o zaman hayati fonksiyonlarınızı yapamıyorsunuz ve başka çareniz kalmıyor. Balon takıldığında da 20 kilo kayıp olacağı söylenmişti bana. Ben spor yaparak bunu 28’e çıkardım. Şu anda bu kiloyla tekrar ameliyat olma ihtiyacı hissetmiyorum. Bu kilo kaybı bile kendimi çok iyi hissetmemi sağladı.

Kilo vermek isteyenlere ne öneriyorsunuz? Eğer morbid obezseniz cerrahi operasyon öneriyorum. Kilo vermek gönül işi. Geçici yöntemlerle kilo verip alacağınıza hiç vermeyin daha iyi. Çünkü vücut normalin iki katı iş yapıyor ve sonra eski halinize dönüyorsunuz. Yani kendinizden yiyorsunuz. Kiloyla barışık olmak diye bir şey var ya, sizin için çok büyük bir handikap değilse fazla kiloyla yaşanır. Vermeye çabalamayın. Bikini değil de mayo giyersiniz.

‘Balon, yememe avantajı sağlıyor’

Tıkabasa yediğiniz günleri özlüyor musunuz? Yiyemezsin ki. Onu yediğinde başına gelecek bulantıyı, kusmayı düşündüğün için kesinlikle o zevkten uzaklaşıyorsun. Şimdi de oturup yiyebilirim.

Sizi ne durduruyor? Beni durduran azmim. Diyorum ki ben bu kiloyu verdim ve artık almamalıyım. Ne yaparsam almam. Az yersem almam. Balon, alışkanlığın oluşmasını sağladı. Çünkü üç-dört aylık bir yemek yiyememe avantajınız var. Kilo verdiğinde vücudundaki ağrıların gittiğini, daha dinç olduğunu hissediyorsun. Kendini iyi hissettiğin için bu seni motive ediyor. 105 kiloyum şu anda . Kilomdan memnunum ama isterim ki 10 kilo daha vereyim ve 95 olayım. Balon çıktıktan sonra biraz daha fazla egzersiz yapıp birer ikişer vermek istiyorum kiloları.

Peki balon çıkarıldıktan sonra kilo almaya başlarsanız ne yaparsınız? Tekrar balon taktırır mısınız? Hayır. Tabii beş-altı kez balon taktıranlar var. Bana portlu balonu önerenler oldu. Ben tekrar balonu düşünmem. Başka bir yöntem düşüneceğimi zannetmiyorum. Çünkü kilo almayı düşünmüyorum; daha doğrusu almamak istiyorum.

KAYNAK: 08/05/2008 Radikal

Konu ile ilgili olarak detaylı Bilgi için Lütfen Tıklayınız…    Op Dr Murat Üstün

Reklamlar

Written by aksaglikportali

Aralık 24, 2009 12:01 pm

Basında Obezite kategorisinde yayınlandı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: