Aksaglik Genel Sağlık Bilgilendirme Portalı

Ak SAğlık

`Eskiden balinaydım, şimdi kılıç balığına döndüm`

leave a comment »

`Eskiden balinaydım, şimdi kılıç balığına döndüm`	Erhan İpek`in yemek zevki onu obeziteyle tanıştırdı. Şişman olduğu için giysi bulmakta zorlanan İpek, 150 kiloya kadar çıktı. Aile meclisinin önerisiyle zayıflamaya karar veren İpek, uzman diyetisyen yardımı aldı. Altı ayda yaklaşık 50 kilo veren İpek, şimdi tığ gibi

Kilo, günümüzün en yaygın sorunlarından biri. Yakın zamanda Türkiye `de yapılan bir araştırma her iki kadından birinin obez olduğunu gösteriyor. Yapılan araştırmalar da beslenme alışkanlığının değiştirilmemesi halinde gelecekte obez bir nüfusumuz olacağını gözler önüne seriyor.

Şişmanlık, yalnızca görsel bir sorun değil. Beraberinde getirdiği pek çok sağlık sorunu var. Şeker hastalığı, hipertansiyon, uyku apne sendromu bunlardan yalnızca ilk akla gelenler. Şişmanlığın sağlıklı olmadığını belirten uzmanlar, sadece fazla kilonun verilmesiyle bile pek çok sağlık sorununun giderilebildiğini belirtiyor.

Bugün dünyada milyonlarca insan fazla kilolarıyla başı dertte olduğu için zayıflamaya çalışıyor ve bu da ciddi bir sektör yaratıyor. Ancak zayıflamaya yönelik her yöntem işe yaramıyor, hatta beraberinde ciddi sorunlar da getirebiliyor.

Şişmanlıkla mücadelede diyet en sık başvurulan yöntem. Ancak çoğu kişi uzmana danışmadan, elden ele dolaşan listelerle fazla kilolarından kurtulmaya çalıştığı için kilo vermek bir yana daha fazla kilo alıyor. Oysa ki kilo vermek ne imkânsız ne de bir hayal. Yeter ki doğru yöntem seçilsin. Kiloyla mücadelede belki de ilk yapılması gereken kararlı olmak. İkincisi ise kesinlikle doktora danışmak.

Kararlılığa rağmen diyetle zayıflamayı başaramayanlar için cerrahi yöntemler de mevcut. Ancak kişinin uygulayacağı yöntemin ne olacağına mutlaka doktoruyla birlikte karar verilmeli. Morbit obez (aşırı obez) olmasına rağmen zayıflamayı başaran ve bugün sağlığına kavuşan pek çok insan, doğru yöntem seçiminin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Cerrahinin avantajı, hem hızlı hem de çok fazla kilo verdirebilmesi.

Bu yazı dizisinde de bir zamanlar aşırı kilolu olan, sağlık sorunları yaşayan, hatta toplumdan dışlanan insanların öyküsünü bulacak, nasıl zayıfladıklarını okuyacaksınız. Ayrıca kilo verdikleri yöntem hakkında da bilgi sahibi olabileceksiniz.

Şu anda 85 kilo olan ekonomist Erhan İpek `in bir zamanlar 150 kiloyu görmüş olduğuna inanmak zor. Ta ki eski halini gösteren fotoğraflara bakana dek. “Aklımda kalacağına midemde kalsın” düşüncesiyle yıllarca zevkle yemek yediğini belirten İpek , zayıfladıktan sonra ciddi bir bütçesi olduğunu söylüyor. Çünkü artık eskisi gibi yemiyor.

Ailede kilo sorunu olan var mı?

Bizim aile genelde `kalın`dır. Yakın evliliklerde çocuklar da kalın oluyor.

Kilo sorunu ne zaman başladı?

Üniversite ve iş hayatıyla beraber kilo almaya başladım. 18 yaşından beri kiloluyum. Hatırladığım en zayıf halim lise döneminden, 78 kiloydum. Ondan sonra sürekli aldım ve bir daha eski kiloma inemedim. 150 kiloyu gördüm.

Nasıl 150 kiloya kadar çıktınız?

Kilo kolay alınır. En basiti evden kahvaltı etmeden çıkarsınız. Arabayla giderken poğaçası çok güzel bir yer görürsünüz ve durup alırsınız. İlerlersiniz, bir de bakarsınız ki çok iyi börek yapan bir yerin önündesiniz. Durup oradan da börek alırsınız. Ofise gittiğinizde “Ya bugün öğlen ne yesek?” muhabbeti olur. Öğlen gider kallavi bir yemek yer, üzerine de kallavi bir tatlı alırsınız. Böylece kilonuz artar. Kilo, karından ziyade göz ve beyinle ilgili bir şey. “Aklımda kalacağıma midemde kalsın” diye düşünüyorsunuz.

İşinizin de kilo almanızda katkısı var mı?

İşim, hem masa başı hem de toplantılı. Önümüzde üç ekran vardır ve sürekli piyasaları takip ederiz. Yani sürekli oturuyorum. Öğlen yemek yemek için asansörle iniyordum, iki adım yürüyüp lokantada oturuyordum. Mükellef bir yemekten sonra yine iki adım atıp, asansöre binip masama geliyor ve oturuyordum. Hareket etmeyince yakamıyorsun.

Şişman olmak zordu değil mi?

Çok terleticiydi. Kendinizi korumak için ekstra bakım gerekiyor. Elbise bulmak zor, yakışmıyor çünkü. Toplu taşıma aracına binince yer kapladığınızı düşünüyorsunuz. Aynaya bakınca iyi hissetmiyorsunuz kendinizi. Aynadan gözlerinizi kaçırırsınız. Kilolu olup kendisiyle barışık olanlara inanmıyorum. Kendisiyle barışık olmak bahanedir, savunma mekanizmasıdır.

Şişmanlık kadın ve erkek ilişkisini nasıl etkiliyor ?

Bir şeyi gerçekten istiyorsam elde ederim. Ama benim de her istediğim olmamıştır. Kilolu arkadaşlarım var ve suratları bir karış . Çünkü reddedilme oluyor.

Kiloluyken neler yiyordunuz?

Yemek ayırt etmezdim . Yemek için mutlaka zaman yaratırdım, zaman yoksa da paket yaptırırdım. Taksim `e gittiğimde Kızılkayalar `dan fiks üç hamburger alırdım. Bir keresinde evde kimse yoktu diye hamburgerciden 11 tane hamburger aldım.

11 mi?

Ama ertesi gün de yiyecektim! Gece saat 04.00-05.00 civarıydı, bir baktım dokuz tanesini yemişim.

Diyelim ki bir yerden geçiyorum. Canım istiyor ve yiyordum. Acıkmak gerekmiyor. Kebapçım vardı, beni görür görmez hemen duble şişi atardı.

Yiyor ve mutlu oluyordunuz…

Tabii ki, yemek mutluluktur. Ben, tekrar yemek için efor sarf ederdim.

Zayıflamaya nasıl karar verdiniz?

Geçen yıl sonbaharda yazlıktaydık. Kız arkadaşım kilo vermemi istiyordu. Aile meclisi de kilo vermem gerektiğini söyledi. Hepsi ayrı ayrı söylüyordu ama birden söyledikleri etkili oldu sanırım. Ablam diyetisyene gitmiş ve 15 kilo vermişti. Bu da etkili oldu.

Diyetisyene gittiniz…

Karar verdim ve Selahattin (Dönmez ) Bey `e gittim. Çok sayıda tahlil yaptırdım. Karaciğerimde yağlanma başlamıştı. Diyetisyenime güvendim, çizdiği yolda gittim. Verdiği liste çok doyurucuydu, hiç aç kalmadım. Tatlıyı kestim, onun yerine meyve yemeye başladım. İlk hafta 4.5 kilo verdim.

Diyete başladığınızda kaç kiloydunuz?

134 kiloydum. Altı ayda 49 kilo verdim. Şu anda 85 kiloyum. Diyetisyenim bana 109 kilo hedefi koymuştu. 2.5 ayın sonunda bu kiloya gelmiştim zaten. Hiç kaçamak yapmadım ve diyetisyenimin sözünü dinledim. Maceraya gerek yoktu.

Yürüyüşe başladım. Şimdi de Taksim `e çıkınca İstiklal Caddesi `ni iki kere turlar ve kendimi yorarım. 95 kilonun altına düşünce pilatese başladım. Şu anda gözüme batan bir şey yok vücudumda. Eskiden omuzlarım düşüktu, hafif kamburdum. Pilates sayesinde duruşum değişti, kaslarım güçlendi, vücudumu tanımaya başladım. Kilo yüzünden iyi uyuyamıyordum. Şimdi çok iyi uykum.

Şu an ideal kiloda mısınız?

Zannediyorum 15 kilom daha var. Bu yazın ağır bir diyet yapmayı düşünmüyorum. Sonra üç ay daha uzman diyetisyenden yardım alacağım. Spor devam edecek.

Tekrar kilo alabilir misiniz?

Böyle bir hata yapacağımı zannetmiyorum . Bu, zirveye çıktıktan sonra aşağıya yuvarlanmaya benzer.

Zayıf olmak nasıl bir duygu ?

Daha önce de, şu anda da kendine güven konusunda sıkıntım yoktu. Bu halimle yaşamak eski halime göre daha hızlı. Balinadan kılıçbalığına geldim performans ve çeviklik açısından. Artık terlemiyorum ve zorla kendimi terletiyorum. Yani terlemek için çaba sarf ediyorum bu sefer.

İnsan zayıflayınca aynalarla barışıyor. Artık eskisi gibi yemediğim için ciddi bir bütçe oluştu. Zarardan kâr ettim yani. Artık sağlıklı beslenmeyi öğrendim. Neyi ne kadar yiyeceğimi, neyi yememem gerektiğini biliyorum. Hayat standardım yükseldi.

Sebze ve tahıl geç acıktırır, kefir metabolizmayı hızlandırır

Erhan İpek `e kilo verdiren uzman diyetisyen Selahattin Dönmez `in zayıflamak isteyenlere önerileri şöyle:

Aminoasitleri içeren proteinden zengin et ve et ürünlerini ana öğünlerde mutlaka bulundurun. Bu, kilo vermeyi kolaylaştırır. Tavuk, balık, kırmızı et, yumurta, kuru baklagiller tercih edebileceğimiz en iyi kalite proteine sahip et ve et ürünleridir.

Yeterli su tüketin. Günde en az 10 su bardağı su için. Böylece günlük atılan sıvı kaybını karşılar, böbrek fonksiyonlarını devam ettirir ve vücut ısısını dengede tutarsınız.

Liften zengin beslenin. Kuru ve taze meyveler, kuru baklagiller, sebze ve çok tahıllı birçok besin, kolonda fermentasyona uğramadıkları için bağırsak sağlığını koruyucu, midenin boşalmasını ve acıkmayı geciktirir.

Haftada en az dört kez egzersiz yapın. Böylece hem kilo hem de iştahın kontrolünü sağlarsınız.

Hem kalp sağlığı hem de kilo kontrolü için yağlı besin tüketimini azaltın. Kızartmaları çok az tüketin.

Çok sık çay, kahve tüketmek hem kiloya hem de anemiye (kansızlık) neden oluyor. Özellikle kahve kafein içerdiği için günde en fazla iki kupa tüketilmeli. Çay ise şekersiz ve açık içilmeli. Günde dört-beş bardağı geçmemeli.

Kuruyemişler; içerdikleri E vitamini ve yağ asitleriyle yaşlanmayı geciktirir, bağışıklığı güçlendirir, kanser riskini azaltır. Günde bir avuç fındık, badem veya ceviz tüketin.

Besin seçimi

Yağlar: Daha çok mısırözü, ayçiçek yağı, soya yağı, erken hasat zeytinyağı kullanmaya özen gösterin.

Çorbalar: Mutlaka çorbaları taze hazırlayın. Çorbaları hazırlarken kişi başına bir tatlı kaşığı yağ ekleyin. Sebze çorbaları tercihiniz olsun.

Tatlılar, şekerler ve çikolata: Sade şeker, şekerli içecekler, hamur tatlıları, bisküvilerden uzak durmak en sağlıklısı. Bunun yerine az yağlı, az şekerli, kuruyemişli kekler veya az yağlı süt ve az şeker ile hazırlanmış pudingler, meyveli tatlılar, çikolata kırıntılı az şeker ve az yağ eklenmiş kurabiye veya meyve tartları haftada iki-üç kere bir porsiyon olarak yenilebilir.

Süt ve süt ürünleri: Süt, yoğurt ve peynirde tercihiniz mutlaka yüzde 50 yağ içeren, yani az yağlı süt ürünleri olmalıdır. Bunun dışında çok değerli bir besin olan kefiri de yoğurt yerine tüketebilirsiniz. Böylece metabolizmanız daha hızlı çalışacak, düzenli kilo kaybetmenize yardımcı olacaktır.

Sebzeler: Beslenmemizin baş tacı olmalı. Mevsime uygun, beyaz, koyu yeşil, sarı ve kırmızı sebzeler mutlaka yemeklerimizde bulunmalı. Lahana, mısır , patates, havuç, ıspanak vb en güzel örneklerdir. Sebze yemeklerini pişirirken zeytinyağlılara kişi başı bir yemek kaşığı, etli yemeklere yağ eklemeden pişirmeye özen göstermelisiniz. Mümkün olduğunca az suda ve az pişirerek yemek daha hızlı kilo verdirmekte ve kanser yapıcı maddelerin vücuttan hızlı bir şekilde atılmasını sağlamaktadır. Tuzlanmış, sirke ile işlem görmüş ve kızarmış sebzelerden uzak durmalısınız.

2008-05-04 Radikal

Konu ile ilgili olarak detaylı Bilgi için Lütfen Tıklayınız…    Op Dr Murat Üstün

Written by aksaglikportali

Aralık 24, 2009 3:27 pm

Basında Obezite kategorisinde yayınlandı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: