Aksaglik Genel Sağlık Bilgilendirme Portalı

Ak SAğlık

Orthorexia: Sağlıklı beslenme takıntısı

leave a comment »


7

Günümüzde sağlıklı yaşam, organik beslenme, anti-aging, well-aging gibi akımlar giderek rağbet görmektedir. Öte yandan aşırı zihin uşraşı haline gelebilen ve astarı yüzünden pahalıya mal olabilecek kaygılara sebep olan psikolojik tabloların gelişmemesine dikkat etmek gerekir. Bu anlamda ilginizi çekebilecek yeni bir tanımı tartışmaya açıyoruz.

Orthorexia

Sağlıklı beslenme tutkusu bir takıntı haline gelip, sosyal izolasyona sürükleyebiliyor!

İlk kez 1997 yılında kullanılan “orthorexia” terimi, sağlıklı beslenmeye sağlıksız bir şekilde bağımlı olma anlamına geliyor. Katkısız beslenmeye aşırı düşkün bu kişiler, besinlerin miktarından ziyade kalitesine takıntılı derecede dikkat ediyor ve yoğun kilo kaybı yaşıyor.

Psikolojik bir rahatsızlık olarak resmileşmemiş olan orthorexia, kişilerin obsesif kompulsif bozukluğunda olduğu gibi kendi katı kurallarına aşırı derecede dikkat ettiklerini ve her gün bir sonraki günün öğünleri ile ilgili kaygılandıklarını gösteriyor. Günlük öğünlerini diğerleriyle paylaşması mümkün olmayan bu insanlar gittikçe yalnızlaşabiliyor. Sağlıklı yemeye odaklanan kişilerin sosyal yaşamı ve mutluluğu tehlikeye girebiliyor.

Bazı uzmanlar orthorexia’yı kendine özgü bir rahatsızlık olarak ele alırken kimileri tedavisinin anorexia’dan ciddi bir farkı olmadığı için klinik bir tanı olmayacağı kanısında. Obezite sorunu almış başını giderken aşırı sağlıklı beslenmeye düşkünlük toplumun çok küçük bir bölümünü ilgilendiriyor. Ancak obezite sorununun sıkça gündeme gelmesi beslenmeye yönelik endişenin artmasına ve birçok kişinin yeme alışkanlıkları ile ilgili katılaştığına işaret ediyor.

Literatürde İspanyol araştırmacılar Catalani ve arkadaşları “Ortho” Yunanca’ da doğru ve normal “Orexia” ise iştah anlamına gelmektedir. Çağımızın yemek yeme davranış bozukluklarına yeni bir terimdir diyerek 2005 yılındaki makalelerinde Orthorexia’yı detaylı işlemişlerdir. Doğru yemek yemeğe fikse olmak anlamında kullanılan bu terim ilk olarak Dr. Steven Bratman tarafından Ekim 1997’de Yoga dergisinde yayınlanmıştır. Ve yayınlandığı günden itibaren Bratman’ın telefon ve e-postaları devamlı tanımlanan bu takıntıya sahip olduğunu bildiren insanlarla dolup taşmıştır. Dr. Bratman vakaları değerlendirdiğinde çoğunda bilimsel bir kanıtı olmayan makrobiyotik diyet veya kan grubuna göre beslenme gibi kısıtlı, insanın inanmasını kolaylaştıran diyetler sonrasında çıkabildiğini göstermiştir.

Yine 2005 yılında Donini ve arkadaşları İtalya’da 404 vakayı değerlendirmişler. Orthorexia ayırıcı tanısı ile hastaları taramışlar ve 28 vakada (%7) sağlıklı beslenme takıntısının derin izlerini yakalamışlardır.

Amerikan Diyetisyenler Derneğinin her ay düzenli çıkardığı bilim dergisinin Ekim sayısında da konu ayrı bir makale ile ele alınmıştır. Diyetisyenler ve Psikiyatrlar Amerikan Diyetisyenler Derneği’nin son yayınlarında bu sorunun 10 yıl içinde yaygınlaşacağını belirtmişlerdir. Diyetisyen Krongberg bu bozukluğun tedavisinde primer sağlık profesyonelinin diyetisyen olduğunu ve mutlaka psikiyatr veya psikolog desteği ile hastalara yaklaşmanın uygun olacağını da bildirmiştir.

Yeme bozukluğu fazla yeme ve devamlı rejim yapma takıntısı şeklinde olduğu gibi, kişinin her yediğinin sağlıklı olup olmadığını kontrol etme takıntısı şeklinde de kendini gösterir. Bu kişiler için yiyeceklerin saf, katkısız ve işlenmemiş olması oldukça önemlidir. Bu yüzden çoğu sebze ve meyveyi çiğ yerler. Çoğu da vejetaryendir. Kendi bildiklerinin tek doğru olduğuna inanıp kafalarının dikine giderler. Bir gün gelir, yaşamları bir kısır döngünün içine girer: Bir sonraki öğünü planlamak, sağlıklı yiyecek satan marketleri dolaşmak, yemek hazırlamak ve yemek yaşam biçimlerinin önüne geçer.

İngiltere’de beslenme uzmanları ilerlemiş vakalarda aynen anoreksiya nervoza hastalarındaki gibi hızlı kilo kaybı görülür. Zararlı maddeye karşı duyulan derin korku yüzünden öyle çok yiyecekten vazgeçerler ki sonunda bir-iki tür yiyeceğe kalırlar. Ve böylece hızlı kilo kaybı kaçınılmazdır.

Size önerim yeterli ve dengeli beslenin. Diyet yapabilirsiniz ama dozunu kaçırmayın. Diyetin sağlıklı beslenme olduğunu unutmayın.

Aşağıdaki sorulara “evet” cevabı veriyorsanız ortoreksiya belirtisi gösteriyorsunuz anlamına geliyor.

Yarının yemeğini bugünden planlıyor musunuz?

Yemeğin sağlıklı olması sizin için lezzetli olmasından daha mı önemli?

Steril olmayan yiyecekler yedikçe sağlığınızın bozulduğunu hiç fark ettiğiniz oldu mu?

Dün yaptığınız diyet bugün size yetersiz mi geliyor?

Sağlıklı beslenmeyenleri küçümsediğiniz oluyor mu?

KAYNAK: Psk. Beril Yardımcı, Veritas ve kısmen http://www.sdonmez.com

Konu ile ilgili olarak detaylı Bilgi için Lütfen Tıklayınız…    Op Dr Murat Üstün

Reklamlar

Written by aksaglikportali

Aralık 10, 2009 11:55 am

Obezite kategorisinde yayınlandı

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: